Avını Boğarak Öldüren Dev Yılanlar





















Pitongiller (Pythonidae), yalnız Asya'da, Afrika'da ve Avustralya'da bulunur. Yeni Dünyada yalnız Meksika'da ufak bir piton (Laxocemus bicolor) vardır. Aslında boalarla pitonlar arasındaki farklar pek önemli değildir. Her iki grupta da pençe veya mahmuz şeklinde arka bacak kalıntılarına rastlanır. Boa'larla piton'lar bütün yılanların en irileridir. 10 metre uzunluğunda olan türleri vardır. Hemen hemen şişman bir insan budu kalınlığındadırlar. Güçleri de o derecedir ki, geyik kadar hacimli, ya da pars kadar tehlikeli hayvanları halkalarıyle sıkıp boğmayı başarırlar. Bu yılanların iriliğinde bir eksilme göze çarpmaktadır. Fosil kalıntıları geçmiş çağlarda çok daha iri boaların varlığına işaret etmektedir. Fakat zamanla bu dev yılanlar yeryüzünden kalkmış bulunmaktadır.
Mısır'ın Eosen Devri kalıntılarında bulunan bir yılan fosili 15 metrelik bir boa'ya aitti. Güney Amerika'da Gran Chaco'da bulunan dış kavsi boyunca 6-6.5 santim uzunluğundaki zehir dişinin ise 18 metre uzunluğunda bir yılana ait olması gerektiği hesaplanmıştır.
PİTON'LARLÂ BOA'LARIN AVLARI
Bir boa'nın veya piton'un hayvanat bahçesindeki kafesinin içinde kendine ziyafet çekmesini seyretmek çok ilginçtir. İkisinden birinin kafesine diri bir tavşan atıldı mı, o vakte kadar hareketsiz yatan yılan birden yay gibi boşanarak talihsiz tavşanı çenelerinin arasına hapseder. Aynı zamanda halkalarını hayvanın vücuduna dolamış ve sıkmaya başlamıştır. Tavşan birkaç çığlık atmaya ancak vakit bulur. Aradan bir çeyrek saat geçmeden hayvancıkta hiç bir hayat belirtisi kalmaz. Bunun üzerine yılan onu, kafasından başlayarak yavaş yavaş yutmaya başlar. Omuzların ağza girmesi biraz zorludur. Ama bir kere girdikten sonra, hayvanın vücudunun geri kalan kısmı yağ gibi içeri kayar. Tavşan, yılanın içinde mideye doğru yoluna devam ettikçe, yılanın vücudunun yer yer şiştiği ve hayvan ilerledikçe bir önceki şişin indiği görülür. Sonunda şişme sırası mideye gelir. Yılan bu ziyafetten sonra sindirim devam ettiği müddetçe bazen günlerce hareketsiz yatar ve âdeta uyur. Bu süre içinde, avının sindiremediği biricik kısımları olan tüylerini topak halinde ağız yoluyle vücudundan atar.
Yılanların yiyecek ihtiyacıyle hava arasında sıkı bir bağlantı vardır.. Sıcakla beraber iştahları da artar. Fakat yılanlara genellikle pek obur denemez. Bir defada fazla miktarda yerseler de gerektiği takdirde haftalarca, hatta aylarca hiç bir şey yemeden yaşayabilirler. Tabiat bilgini G. Sehubert 500 gün süreyle ağzına bir tek lokma koymamış bir «anakonda» dan bahsetmiştir.
Çöl hayvanı olanların dışındaki yılanlar, çenelerinin gözle görülür hareketleriyle eme eme su içerler. Ağaç yılanları gibi bazı ender türler ise ağızlarını ardına kadar açar ve dilleriyle su veya çiğ taneleri toplarlar. Çoğu yılan türleri sudan yoksun kalacak. olsalar, göz göre göre fenalaşır ve sonunda ölürler. Buna karşılık, kurak bölgelere yerleşmiş yılanlar bir kere kana kana içtikten sonra aylarca susuz yaşayabilirler.
Şimdi biz gene pitonlarla boaların yiyeceğine dönelim. Eldeki kayıtlar, «kafesli piton» un (Python reticulatis) kendi iriliğine kıyasla ufak sayılabilecek memelilere pusu kurduğunu gösterir. Bu pitonların en irileri dahi 50 kilodan ağır çeken hayvanlara pek yanaşmazlar. . Şehir içine kadar girdikleri Bankok ta kafesli pitonlar kümes hayvanlarım, ördekleri, kedileri ve köpekleri avlayarak kolaylıkla geçimlerini sağlarlar. Borneo adasında en çok yavru yaban domuzlarım yerler.
Hint pitonu'nun yiyecek listesi daha zengindir. Bu tür kara kurbağası, sürüngen, kümes hayvanı, su faresi, havlayan geyik gibi yaratıkları aylar. Bir tanesinin, 125 santim uzunluğunda bir leoparı önce öldürdükten sonra yediği bilinmektedir. Hong Kong yakınlarındaki bir adada ise bir Hint pitonu'nun Çinli bir bebeği yediği bildirilmiştir.
Afrika kaya pitonu esaret hayatında hint domuzu ve kümes hayvanlarıyle beslenirse de, tabiattaki yiyecek listesi hakkında fazla bir şey bilinmemektedir. Tabiat bilgini Arthur Iıoveridge, Thompson ceylânı yutmuş birkaç kaya pitonu'nun öldürülerek midelerinin incelendiğinden bahsediyor. Aynı tabiat bilgini bir kaya pitonu'nun bir insana saldırışına da seyirci olmuştu. Victoria gölünün kuzey batı ucundaki bir adada yaşayan yerli bir kadın, bir akarsu kıyısında çamaşırını yıkarken bir kaya pitonu tarafından yakalanmıştı. Zavallı kadın, yardım yetişene kadar dev yılanın halkalarının arasında can vermiş bulunuyordu. Öldürülen yılan 4.5 metre uzunluğundaydı.
Kafesli piton'un da insanlara saldırıp onları yediği görülmüştür. Hollanda Hindistanı adalarının birinde on dört yaşında bir çocuğu yakalayıp yiyen bir tanesi iki gün sonra öldürülmüş, çocuğun ölüsü de midesinin içinden çıkmıştı.. Bununla beraber insanların piton'lara kurban olması, ender olaylardandır.
Anakonda'larm insan yediğini pek gören olmamışsa da, bu türün iri üyelerinin silâhsız bir adamı kolaylıkla mat edebileceği muhakkaktır. Anakondalar daha çok Güney Amerika'nın irice kemiricileriyle beslenirler. Bununla beraber anakonda' larla aynı suları paylaşan kayman' larla timsahların bazen bu yılanlar tarafından yenildiği tahmin edilebilir.
Boalar Meksika'nın Sonora bölgesinde en fazla tavşan yerler, çok kere domuz yavrularını ve kümes hayvanlarını da yiyerek insanlara zararlı olurlar. Trinidad'da öldürülen bazı boaların midesinden yavru oselolar ve yavru geyikler çıkmıştır.

BOA'LARLA PİTON'LAR NASIL ÜRER

Boa'lar istisnasız olarak ya tanı gelişmiş yavrular doğurur, ya da içinden tam gelişmiş yavru çıkmaya hazır yumurtalar yumurtlarlar. Pitonlar, onlardan farklı olarak, yumurtalarım döllenmeden kısa bir süre sonra yumurtlarlar. Anne piton yumurtalarına sarılarak yavrular çıkana kadar oradan ayrılmaz. Yumurtlanan yumurta sayısı annenin iriliğine göre değişir. Kafesli piton'un 106ya kadar yumurta yumurtladığı görülmüştür. Kuluçka süresi 60 ile 80 gün arasında oynar.

Fakat Avrupa'nın, Asya'nın ve Afrika'nın bazı kısımlarında «kum boaları» na (Eryx) rastlanır. Erginlerinin uzunluğu ender olarak 60 santimi bulan «kauçuk boası» (Charina bottae) bütün boa türlerinden daha kuzeye çıkar. Kuzey Amerikanın batısının serin ormanlık bölgelerinde yaşar. Gene Birleşik Amerika'da görülen ikinci bir boa türü: «kırmızı boa» (Linchanura roseofusca), ise bu memleketin güney batısındaki kurak ve yarı kurak bölgelerde yaşar.