Keneler

(Alt taraftaki VİDEO yu seyrediniz)



Keneler zorunlu kan emici parazitlerdir. Bacakların uçlarında çengeller ve vantuzlar vardır. Deriye yapışarak hortumlarıyla kan emerler. İyice emdikten sonra kendilerini bırakarak kan emdikleri canlıdan ayrılırlar, ot veya ağaçlara tırmanırlar. Ön ayaklarının uçları dokunma ve koku alma için özelleşmiştir. Bulunduğu ağacın veya dalın bitkini altından, yanından  bir hayvan geçtiği takdirde üzerine atlayıp derisine yapışır ve etine hortumunu sokarak kanını emerler. Kenelerin tükürük salgısı dokuları sindiren ve likefiye eden enzimler içerir. İnsan ve hayvan hastalıklarının taşınmasında rol oynayan en önemli etmenlerdendir. Birçok bakteri, virüs, parazit,riketsiya, spiroket,  mantar, protozoa ve solucan kökenli hastalığa sebep olabilirler. Ek olarak toksikozlar, felçler ve alerjik reaksiyonlara da yol açabilirler. Dünya’nın her bölgesinde bulunurlar.

Kenenin Vücut Yapısı (Morfoloji)



Kenelerin iç organları; sindirim, boşaltım, dolaşım, solunum, sinir sistemleri ve duyu organları ile üreme ve kas sistemlerinden ibarettir
Kenenin vücut yapısı tek parça halindedir bunlar; caput, thorax ve abdomen(karın) tamamen birleşmiş. Ixodidae türü kenelerinde vücudun dış yapısı  kutikula ile örtülü ve serttir. Argasidae türü kenelerinde yumuşaktır.
Gnathosoma: kenelerin baş kısmıdır. Ağız parçaları (rostellum), bir çift pedipalp (palp), bir çift keliser, keliser kılıfı, delmeye ve kan emmeye yarayan hipostom 'dan oluşur. Bunlar basis capituli üzerine oturur ve kapitulum (capitulum) olarak adlandırılırlar. Ixodidae kenelerinin bütün gelişmelerinde  kapitulum üstten görülebilir, Argasidae kenelerinde gövdenin altına doğru kıvrık vardır ve bundan dolayı  kapıtulum görünmez. Palpler, dört eklemli ve dört parçadan ibaret olup dördüncü segmentte dokunma duyu kılları vardı. Ixodidae kenelerinin 4. palp segmenti küçük olup, 3. palp parçasının içinde yer alır. Palplerin iç yüzü diğer ağız organellerinden keliser ve hipostomu içine alacak şekilde çukurlaşmıştır. Keliserler keliser kılıfı içinde kayarak ileri geri hareket ederler, üç parçalı olup, ve son kısım testere dişlidir. Keliserler, kene kan emeceği zaman hipostomunu deriye sokması için deriyi perfore ederler. Keliserler çiftleşme sırasında erkeklerin kendilerini sabit tutmasına yardımcı olurlar. Hipostom, radula ve tekastome adlarını da almaktadır. Tek parçadan ibaret olan hipostom üzerinde türlere göre değişen sayı ve büyüklükte geriye dönük dişler bulunur. Basis capituli üzerinde Ixodidae ailesine bağlı dişli kenelerde area porose adı verilen ve türlere göre değişen şekilde, süngerimsi yapıda iki alan bulunmaktadır.
İdiosoma: kenelerde gövde kısmıdır; Göğüs ve karnın birleşmesinden oluşmuştur (thoraco-abdomen). Bacaklar bu bölgede bulunur. Ergin ve nimflerde 4 çift, larvalarda 3 çift bacak bulunur. Gövdeden uca doğru parçalar; kalça, trochanter, femur, tibia, pretarsus ve tarsus olarak sıralanır. Kalçalar (coxa) gövdeye yapışık ve hareketsizdirler. Ixodidae kene türlerinin coxa ’ları büyüktür ve bazı türlerinde mahmuz (spur) bulunur. Tarsusların uçlarında üzerinde bir çift tırnak bulunan pulvillum denen zarımsı oluşumlar vardır. Tutunmaya yarayan bu oluşumlar yaz kenesigillerde (Ixodidae) görülür, kış kenesigillerde (Argasidae) yoktur. Birinci çift tarsusların sırt yüzünde Haller organı ( ya da Haller organeli) denen çukurluk biçiminde bir duyu aparatı bulunur. Bunlar, ısı, mevcut hava koşulları, koku ve kimyasalları saptar. İlk iki bacak çifti öne, son iki çifti geriye yönelmiştir.
Gelişme dönemlerine ve cinsiyetlerine göre vücutlarının bazı kısımlarında kitin oranı artar ve kitin plakları oluşur. Ixodidae kenelerinin dişi, larva ve nimflerinde kapitulumun gerisinde yaka tarzındaki kitin tabakası (scutum), erkeklerde vücudun dorsalinin tamamını kaplamıştır (conscutum). Kitin plakalar stigma civarında da bulunurlar ve peritrem olarak isimlendirilirler. Bazı türlerde erkeklerinin anüs(kıc deliği) civarında bulunan, türlere göre değişen yapıda ve sayıdaki plakalara da anal plakalar adı verilir. Amblyomma, Dermacentor ve Haemaphysalis cinslerine ait kenelerde anal plaka yoktur.

Kenelerin Biyolojisi


Konak bulma (memeli hayvanları bulma)

Konağın hareketleri,titreşimlerinin, vücut ısısının ve karbondioksit’in kene tarafından algılanmasının, kenenin konağı bulmasına yardımcı olduğu belirtilmektedir. Gelişme evrelerini tamamlamak üzere konaklarını terkeden keneler (özellikle Ixodidae), tekrar bir konak bulmak için iki farklı yol izler:
Pusuya yatma: Bazı keneler konaklarına geçmek üzere beklemek için bitkilere tırmanırlar. Arka ayakları ile otlara tutunurlar ve öndeki bir çift ayakları ile konağa tutunmak üzere beklerler. Bu olay, bitki üzerinde bekleyerek bir çeşit pusuya düşürme şeklidir. Örnek olarak, Rhipicephalus, Haemaphysalis ve Ixodes cinslerindeki kenelerin larva, nimf ve erginleri verilebilir.
Ava çıkma: Bazı keneler de yakındaki konakları aramak için bir yerden başka bir yere hareket ederler. Avcı kenelere örnek olarak Amblyomma ile Hyalomma cinsleri verilebilir.
Kenelerde Kan Emme:
Kanı emen dişi kene kendi vücut  halinden onlarca kat daha büyür (erkeklerde  büyüme olmaz)
Keneler larva, nimf ve ergin dönemlerde herhangi bir konaktan mutlaka kan emmek zorundadır. Keneler gelişme evrelerine göre kan emmek için farklı bölgeleri tercih ederler. Larvalar derinin en ince olduğu iç kulak derisini tercih ederken, ergin keneler vücudun diğer kesimlerine tutunurlar ve kan emmeye başlarlar. Kene kan emmek için uygun bölgeyi bulduğunda keliserleri ile deriyi parçalamaya başlar. Deriyi parçalamaya başladığı andan itibaren bölgeye analjezik özelliği olan tükürük salgılanır.Bu tükürük konakcı memeli canlıda o bölgeyi (kan emdiği bölgede) hissizleştirir. Kene keliserleri ile deriyi açar ve hipostomunu deriden içeri sokar. Hipostom üzerinde bulunan ve geriye dönük olan dişçikler kenenin konak üzerinde uzun süre kalmasını sağlar ve bu olaya kenenin konağa tutunduğu ilk 46-76. saatlerinde tükürük bezinden salgılanan ve ağız organellerini bir çimento gibi saran antijenik ve antiseptik özellikteki sement yardımcı olur. Bu sırada tekrar tükürük salgılanır. Tükürük salgılanması ile vasküler permeabilite bozulur, kan damar dışına sızar. Tükürük salgısının antikoagulan(kanama durdurucu maddeler) etkisi ile kanın pıhtılaşması engellenir ve kene oluşturduğu kan gölünden beslenir. Yaz kenesigiller (Ixodidae) doyuncaya kadar aynı yerden kan emer. Bu süre birkaç günden birkaç haftaya kadar değişebilir. Kış kenesigiller (Argasidae) ise tutunduğu konaktan kısa sürede çok miktarda kan emer ve konağını terk eder ve yere düşer. Ixodidae kenelerinin beslenmesi yavaştır, çünkü kenenin fazla miktarda kanla beslenmesi için vücut duvarının genişlemeye ihtiyacı vardır. Larvaların tamamen kanla doyması 3-7 gün sürer. Nimflerde bu süre 5-9 gün arasında değişir ve erişkin dişilerde kanla doyma süresi 6-21 gündür. Keneler tamamen kanla doyduklarında konak derisindeki hipostomlarını(vantuslarını) çıkarırlar. Vücut ağırlıklarının 3-50 misli kan emebilirler. Dişi keneler erkek kenelere oranla daha fazla genişleyebilme özelliğindedirler. Erkek kenelerin ise tüm vücut yüzeyini kitin tabakası kapladığından dolayı dişiler kadar fazla genişleyemezler ve beslenmeleri sadece üreme faaliyetlerinin yerine getirilmesi ve bazal metabolizmaları ile ilişkilidir. Keneler kandan ve lenften beslenirler, yalnız hematini sindiremezler ve dışkının çoğu hematin’den oluşur.
Kenelerde Üreme:
Keneler eşeyli üreme yaparlar. Çiftleşme kan emme sırasında konağın üzerinde olur. Çiftleşmeden sonra ölür. Dişi kene doyuncaya kadar kan emer,uygun bir yerde konağını terk eder ve yumurtlar, yumurtladıktan sonra da kendisi Yaz kenesigillerden ise ölür ya da kış kenesigiller den ise ölmez.Dişi keneler yumurtalarını taş, toprak ve merada yaprakların altına, toplu ve birbirine yapışık şekilde bırakırlar. Yumurtlama süresi ve miktarı, dişi kenenin az veya çok kan emmesine ve ısı ışık ve nem gibi diğer dış faktörlere bağlı olarak değişir. Önceleri az, sonrasında çok sayıda yumurta çıkarılır. Sürenin sonuna doğru sayı tekrar azalır. Yumurtalar ilk çıktıklarında beyaz renklidir. Daha sonra kahverengi-kehribar renge dönerler. Yumurtalar ortalama 0.8-1.0 mm büyüklüktedir. Yumurta sayısı türlere ve kanla doyma derecelerine göre 300-20000 adet olabilir.
Dişi kenelerde ovaryum ile bağırsak irtibat halindedir. Bu yüzden bazı keneler kan emerken parazitleri sindirim sisteminden ovaryumlarına geçirirler. Bu parazitler ovaryumdan yumurtaya geçerek, yumurtadan çıkan larvaları enfekte ederler. Bu larvalar kan emerken parazitleri de hayvanlara taşırlar (transovaryal nakil).
Yumurta içinde larvanın gelişmesi ve daha sonraki gelişme dönemleri tür, ısı, nem gibi dış faktörlere bağlıdır. Toprakta bulunan yumurtalardan bir hafta içinde larvalar çıkar. Yumurtadan çıkan üç çift ayaklı larvalar 6-23 gün içinde kitinizasyonlarını tamamlayarak aktif hale geçip konakçı aramaya başlarlar.
Kene Isırınca Ne Yapmalı:

Kan emen bir keneyi deriden bilgisizce söküp atmak hastalık bulaşma riskini artırdığından oldukça tehlikelidir. Çünkü çıkarılmaya çalışılan kene tepki olarak midesinde bulunan, mikrop ve bakterilerle dolu kanı tekrar geriye boşaltır.Cımbız, pens veya naylon ip yardımıyla deriye en yakın kısımdaki başından sıkıca tutularak dik olarak deriden çekilerek uzaklaştırılır.

Kene penseti ile cıkarma:
Batı avrupa ülkelerinde halk,kene ve keneden bulaşan hastalıklar konusunda oldukça duyarlı değildir, hastanelerde doktorlar Kırım Kongo virüsünü bile duymamış, keneyi cımbızla çıkarmaya çalışırlar. Ülkemizde ise son yıllarda görülen Kırım Kongo vakaları nedeniyle hemen hemen tüm klinik ve doğayla iç içe olan işletmelerde (maden ocağı revirleri vs.) özel bir kene çıkarıcı kit olan kene penseti kullanımı yaygınlaşmıştır.
Acil durumlarda kene ısırdığı yerden nasıl cıkarılmalı
Keneleri mümkünse kendiniz çıkarmaya çalışmayın ve en kısa sürede uzman bir sağlık görevlisi tarafından çıkarılmasını sağlayın. Yalnızca birkaç saat içinde ulaşabileceğiniz yakınlıkta bir sağlık merkezi yoksa, keneyi T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından önerilen yöntemlerle kendiniz çıkarmayı tercih edin.


Eğer herhangi bir sağlık kuruluşuna ulaşma imkânınız yoksa, şu adımları izleyin:
1) Kenenin üzerine hiçbir şekilde kimyasal madde dökmeyin, bunu yaparsanız kene rahatsız olup sizi bırakabilir fakat bu esnada emdiği kanın bir kısmını kusar, midesinden gelen tehlikeli virüs ve mikroplar vucudunuza bulaşır.
2) Ucu ince bir cımbız yardımıyla, kenenin vucudunuza en yakın noktasından(kan emdiği hortum) nazikce ve sağlam bir şekilde kavrayın.
3) Sakın kenenin vucuduna dokunmayın, bu emdiği kanı geri boşaltmasına yol açar
4) Kene çıktıktan sonra ısırılan yeri alkol, yoksa sabun ile temizleyin.
5) Keneyi uygun bir şekilde saklayın. Gerekirse tanımlama için gerekli olabilir. Keneyi öldürmek için ezmeyin, patlamasına neden olabilir.
6) En yakın zamanda bir sağlık kuruluşundan yardım isteyin, kontrol yaptırın.
Keneyi Kendiliğinden Nasıl Cıkarırız
Kenenin tutup cekilmesini iceren cikarma yontemlerin hepsi kenenin panige kapilip midesindeki kani bosaltmasina sebep olabilir. Bu yuzden kene cikarilmamali, kendiliginden cikmasi saglanmalidir.
Kenenin kendiliginden cikmasini saglamak icin parmak ucunuzu islatin ve keneye bastirmadan, kenenin etrafinda parmak ucunuzla daireler cizin. Kene bir sure sonra kendiliginden yapistigi yerden cikacaktir. Cikar cikmaz baska bir yere yapismasina firsat vermeden tirnaklarin ucu ile alip atin.